Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, 13 Nisan 2026 tarihinde NBC News ile yaptığı mülakatta, ABD’nin olası bir işgal girişimine karşı ülkesinin her türlü savunmayı yapacağını ve sonuna kadar direneceğini belirtti.
Díaz-Canel, açıkça, ‘ABD işgali durumunda kendimizi kesinlikle savunuruz; olmamız gerekirse de oluruz’ ifadelerini kullandı ve Küba’nın ulusal savunma doktrininin bir gereği olarak her türlü saldırıya karşı kararlı duruş sergileyeceğini vurguladı.
ABD ile Küba arasında 1959 devrimi sonrasında başlayan diplomatik gerilim, ambargo ve Castro yönetimi döneminden bu yana süregelen anlaşmazlıklarla şekillendi. 1962 Küba Füze Krizi, iki ülke arasındaki en kritik dönüm noktalarından biri olarak değerlendiriliyor. ABD’nin Küba’ya uyguladığı ambargo, 1962’den bu yana 60 yılı aşkın süredir sürüyor ve her iki tarafta da çeşitli diplomatik atılımlara karşın tam anlamıyla kaldırılamadı. Günümüzde de sınırlı diplomatik temaslar gerilimi canlı tutuyor.
Devlet Başkanı, mülakatta yıllardır süren ekonomik yaptırımların ve diplomatik kısıtlamaların halkı yıldırmadığını, ulusal egemenlik vurgusunun değişmediğini kaydetti.
Ayrıca, bölgedeki jeopolitik dinamiklerin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurgulayan Díaz-Canel, Küba’nın uluslararası arenada barışçıl çözümlerden yana olduğunu ancak toprak bütünlüğüne yönelik her tehdide karşı koymaya hazır bulunduğunu dile getirdi.
Bu açıklamalar, ABD-Küba ilişkilerindeki mevcut gerginlik ve bölgesel güvenlik ortamı dikkate alındığında önemli bir mesaj olarak değerlendiriliyor.




