İklim değişikliği mevsimlerin erken gelmesine neden oluyor. Polen sezonu 2-4 hafta öne çekiliyor, yoğunluk artıyor ve sezon uzuyor. Bu durum alerji hastalarının şikayet süresini ve şiddetini artırıyor.
Son yıllarda küresel iklim değişikliği, mevsim döngülerini 2 ila 4 hafta kadar öne çekerek polen sezonlarının başlamasını erkene alıyor. Türkiye’de ve dünyada artan sıcaklıklar, bitkilerin çiçeklenme ve polen salınım dönemlerini hızlandırıyor. Bu durum, özellikle bahar aylarında alerji şikayetlerinin yoğunlaştığı hasta grupları için önemli bir sorun haline geliyor.
İklim modelleri ve iklim bilimi araştırmaları, kış mevsiminin ısınmasının ardından ilkbaharın daha sıcak seyretmesiyle çiçeklenme dönemlerinin uzadığını gösteriyor. Normalde mart ortasında başlayan polen salınımı, yeni bulgulara göre şubat sonu veya mart başına kayabiliyor. Ayrıca polen yoğunluğu da artarak alerjen maruziyetin hem süresini hem de şiddetini yükseltiyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre her yıl milyonlarca kişi polen kaynaklı alerjiler nedeniyle çeşitli solunum yolu rahatsızlıklarıyla mücadele ediyor. Uzayan polen sezonu, semptomların daha uzun süre devam etmesine, sağlık kuruluşu başvurularının artmasına ve iş gücü kayıplarına yol açıyor. Uzmanlar, astım ve saman nezlesi hastalarının tedavisinde hem ilaç kullanımını hem de kaçınma stratejilerini gözden geçirmesini öneriyor.
Sağlık Bakanlığı ve çevre ajansları, polen yoğunluğunun yüksek olduğu dönemlere ilişkin uyarılar yayımlıyor. Alerji hastalarının açık pencereleri kapalı tutması, yüksek filtrasyonlu maskeler kullanması ve düzenli doktor kontrolüne gitmesi tavsiye ediliyor. Ayrıca erken uyarı sistemleri ve hava kalitesi raporlarının takip edilerek bireysel korunma önlemlerinin artırılması fayda sağlayabilir.
Türkiye’de yapılan çalışmalar, büyük şehirlerde polen yoğunluğunda son yıllarda kayda değer artış tespit etti. Bu artış, özellikle açık alanda uzun süre kalan alerji hastalarında solunum sorunlarını tetikliyor. Eğitim döneminde öğrenciler de polene bağlı semptomlar yaşayabiliyor.
İklim değişikliğinin ekosistemleri ve halk sağlığını doğrudan etkilediği ortada. Gelecek yıllarda mevsimsel kaymalar ve artan polen miktarıyla mücadele etmek, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde kapsamlı politikalar gerektiriyor. Alerji hastaları, sağlık profesyonelleri ve ilgili kurumlar arasında koordinasyonun güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.




