Çin, son yıllarda uygulanan yüksek gümrük tarifelerini atlatmayı başarmıştı ancak Orta Doğu’daki İran savaşı ihracat odaklı ekonomisini yeni bir sınavla karşı karşıya bırakıyor. Fabrika siparişlerindeki azalmanın, hızla yükselen lojistik maliyetlerinin ve istihdam kayıplarının, dünyanın ikinci büyük ekonomisinde büyüme ivmesini yavaşlatması bekleniyor.
Son on yılda Çin, düşük işçilik maliyetleri ve geniş üretim kapasiteleri sayesinde küresel tedarik zincirlerinde merkezi bir konum elde etti. 2018-19’daki ABD-Çin ticaret savaşı sırasında uygulanan Trump dönemine ait ek gümrük vergileri, üretimde geçici daralmaya yol açsa da Pekin’in mali teşvik paketleri toparlanma sağladı.
Ancak son haftalarda, İran çatışmasının tırmandığı haberiyle birlikte ihracat siparişlerinde belirgin düşüşler kaydedildi. Ticaret Bakanlığı verilerine göre dış siparişler Mart ayında yıllık bazda yüzde 5,3 geriledi. Ayrıca navlun ve sigorta maliyetlerindeki artış, Kanton gibi büyük segmenlerde işletme giderlerini artırıyor.
İstihdam tarafında da basınç hissediliyor; küçük ve orta ölçekli sanayi bölgelerinde işten çıkarmalar başladı. Analistler, bu eğilimin küresel arz zincirlerindeki belirsizliği derinleştirebileceği ve tedarik maliyetlerini yükseltebileceği uyarısında bulunuyor.
Pekin yönetimi, kredi faizlerini ve enerji fiyatlarında düzenlemeleri gözden geçirerek üreticilere destek olmayı planlıyor. Ekonomistlere göre, Orta Doğu geriliminin süresi ve dış talepteki toparlanma hızı, Çin ekonomisinin 2026 yılının ikinci yarısındaki performansını belirleyecek.
Bu gelişme, küresel finans piyasalarında da dalgalanmalara neden oluyor. Çin’den tedarik sıkıntısı, hammadde talebini değiştirebilir ve enerji fiyatlarında yeni artış riskleri yaratabilir. Uzmanlar, yakın dönemde merkez bankalarının para politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini vurguluyor.




