ABD Merkez Bankası’nın son FOMC toplantısında politika faizini piyasa beklentilerine paralel olarak yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit bıraktı. Karar, küresel finansal piyasalarda önemli etki yaratması bekleniyor.
ABD Merkez Bankası (Fed), politika faizini beklentilere paralel şekilde yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit tutma kararı aldı. Bu adım, dünya genelinde finansal piyasalarda yeni bir dalgalanma riskini gündeme taşıyor.
Fed’in dolar likiditesi ve küresel sermaye akışlarını doğrudan etkileyen bu kararı, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının politika duruşlarını yeniden gözden geçirmesine yol açabilir. Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilerde de döviz kurları ve finansman maliyetleri açısından etkiler hissedilebilir.
Fed yetkilileri, enflasyonda kayda değer düşüş eğilimi gözlemlese de ekonomik büyüme ve istihdam piyasasındaki belirsizlikleri gerekçe gösterdi. Açıklamada, enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde seyretmeye devam ettiği, ancak büyümenin de zayıf bir ivmeyle ilerlediği vurgulandı. Bu denge unsurunun politika faizinde değişiklik yapılmamasına karar verilmesinde belirleyici olduğu belirtildi.
Kararın ardından euro/dolar paritesi ve küresel tahvil faizlerinin dalgalı bir seyir izlediği görülürken, gelişmekte olan ülke para birimleri de baskı altında kaldı. Analistler, Fed’in sonraki toplantılarda enflasyon verilerine bağlı olarak adım atabileceğini, ancak mevcut tabloda sabit faizin sürpriz olmadığı görüşünde.
Türkiye cephesinde ise uzmanlar, politika faizindeki değişiklik olmamasının TL varlıklarına kısmen destek sağlayabileceğini, ancak küresel risk algısındaki artışın döviz kurlarında volatilite yaratabileceğini belirtiyor. Gelecek aya ilişkin işsizlik, enflasyon ve büyüme verileri, hem Fed hem de TCMB politika adımlarının seyri açısından kritik önem taşıyacak.




