Orta Doğu’daki gerilim nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndan gaz akışının kesintiye uğraması üzerine Çin, enerji güvenliğini sağlamak için Türkmenistan’dan doğal gaz tedarikine başladı ve ilk sevkiyatları planlıyor.
Çin, ABD ve İsrail arasındaki gerilim ile İran’ın misilleme saldırıları sonrası Orta Doğu’da tırmanan krizin Hürmüz Boğazı’ndan enerji akışını kesintiye uğratmasının ardından yeni doğal gaz rotası arayışına girdi. Dünyanın en büyük enerji tüketicilerinden biri olan Çin, bölgedeki belirsizlik ve riskleri azaltmak amacıyla Orta Asya’daki Türkmenistan’a yöneliyor.
Uzun yıllardır Hazar Denizi’ndeki gazı Çin’e ulaştıran Orta Asya–Çin Doğalgaz Boru Hattı, Pekin için stratejik bir alternatif oluşturuyor. İkinci hattın devreye alınmasıyla birlikte Çin, ithalatını çeşitlendirerek Hürmüz Boğazı’nda oluşabilecek tıkanmalardan daha az etkilenmeyi hedefliyor. Geçen ay açıklanan resmi rakamlara göre, Hazar Boru Hattı üzerinden günlük gaz sevkiyatı 65 milyon metreküpe kadar yükseldi.
2025 verilerine göre Türkmenistan gazı, Çin’in toplam doğal gaz ithalatının yaklaşık yüzde 12’sini karşılıyordu. Uzmanlar, bu adımın yalnızca enerji arz güvenliğini sağlamadığını, aynı zamanda bölgesel siyasi dengeyi de etkileyebileceğine dikkat çekiyor. Türkmenistan ile artan enerji işbirliği, iki ülke arasındaki ekonomik bağları güçlendirirken Çin’in Avrupa ve Orta Doğu’daki müttefiklerine karşı elini de güçlendirebilir.
Öte yandan Hürmüz Boğazı’ndan petrol ve gaz geçişinin güvenliği, uluslararası ticaret ve enerji fiyatları açısından da kritik önem taşıyor. Çin’in tedarik ağını çeşitlendirme stratejisi, küresel enerji piyasalarını istikrara kavuşturma çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Bu gelişme, enerji arz güvenliği ve fiyat istikrarı açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Analistler, Çin-Türkmenistan işbirliğinin ilerleyen dönemde İtalya ve Hindistan gibi pazarlarda da yansımalarının olabileceği görüşünde.




