Dışişleri Bakan Yardımcısı Bozay, Türkiye’nin Balkanlar, Karadeniz, Akdeniz ve Orta Doğu’yu kapsayan jeopolitik konumunun tüm bölgesel çatışmaların odak noktasında yer aldığını vurguladı ve ülkenin stratejik rolüne dikkat çekti.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Bozay, 18 Nisan 2026 tarihinde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin jeopolitik konumunun bölgesel çatışmalar üzerindeki etkisine dikkat çekti. Bozay, ülkenin Balkanlar’dan Karadeniz’e, Akdeniz’den Orta Doğu’ya uzanan çok katmanlı coğrafyası sayesinde tüm Avrasya’yı birbirine bağlayan stratejik bir kavşak noktası olduğunu belirtti. “Bütün çatışmaların sürekli konsantre olduğu bir yerdeyiz” diyen Bakan Yardımcısı, Türkiye’nin bu merkezî konumunun hem sorumluluk hem de fırsatlar doğurduğunu vurguladı.
Açıklamada, Türkiye’nin tarihsel süreç boyunca farklı medeniyetlerin kesişim noktasında bulunması nedeniyle sahip olduğu kültürel ve siyasi çeşitliliğin, dış politika araçlarını güçlendirdiği ifade edildi. Bozay, “Türkiye bir Balkan ülkesi, bir Karadeniz ülkesi, bir Akdeniz ülkesi ve bir Orta Doğu ülkesidir. Tüm Avrasya’nın tam ortasındayız” sözleriyle ülkenin çok yönlü kimliğine işaret etti.
Bununla birlikte bölgedeki son gelişmeler ve uluslararası gerilimler, Türkiye’nin rolünü daha görünür kılıyor. Rusya-Ukrayna savaşı, Ortadoğu’daki istikrarsızlık ve Balkanlardaki dinamikler, Ankara’nın diplomatik ağırlığını artırırken, enerji koridorları ve lojistik altyapı projeleri de stratejik önem kazandı. NATO üyesi olarak Türkiye, ittifakın güney kanadında kilit bir aktör konumunda bulunuyor.
Akdeniz’de hidrokarbon kaynakları ve kıta sahanlığı anlaşmazlıkları, Karadeniz’de Rusya-Ukrayna savaşı ve Balkanlardaki tarihi gerilimler, Türkiye’yi hem arabulucu hem de denge unsuru haline getiriyor. Türkiye’nin geliştirdiği kritik altyapı projeleri arasında Trans-Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP) ve Mavi Vatan doktrini de ön plana çıkıyor.
Uzmanlar, Türkiye’nin coğrafi avantajının, enerji projeleri ve çok taraflı diplomasi süreçlerinde ülkeye kritik roller yüklediğini belirtiyor. Bu bağlamda, Ankara’nın kriz yönetimi ve ara buluculuk çabaları, bölgesel istikrar ve barış girişimlerinde önemli bir dayanak teşkil ediyor.




