ABD Başkanı Donald Trump, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ile Lübnan Başbakanı’nı Washington’da ağırlayacağını açıkladı. Trump, iki ülke liderlerini 10 gün süreli bir ateşkes anlaşması imzalamak üzere Beyaz Saray’a davet etti.
Netanyahu ise İsrail Silahlı Kuvvetleri’nin güney Lübnan’daki askeri varlığını sonlandırmayı düşünmediğini belirtti. Başbakan, operasyonların Hizbullah’ın bölgede yarattığı tehditler nedeniyle sürdüğünü savundu.
Son haftalarda Hizbullah’a bağlı milis güçleri ile İsrail ordusu arasında artan sınır çatışmaları, her iki tarafta sivil ve asker kayıplarına yol açmıştı. BM verilerine göre, çatışmalarda iki yüz civarında kişi hayatını kaybetti.
Lübnan’da iç siyasette yaşanan belirsizlik ve ekonomik krizin de uç noktaya ulaşması, ateşkesin bölgedeki sivil nüfus üzerindeki baskıyı hafifletme ihtiyacını gün yüzüne çıkardı. Ülke halkı, hem siyasal istikrar hem de güvenlik açısından uluslararası destek bekliyor.
Trump’ın Washington daveti, ABD’nin Ortadoğu barış sürecine verdiği önemi yansıtıyor. Uzmanlar, ateşkesin uzatılması veya kalıcı barışa dönüşmesi için diplomatik çabaların yoğunlaştırılması gerektiğini vurguluyor.
Anlaşma, hem karayı hem denizi hem de hava sahasını kapsayan askeri operasyonları durdurmayı hedefliyor. Geçen ay düzenlenen insansız hava aracı saldırılarıyla artan diplomatik gerginlik, ateşkes kararının alınmasında etkili oldu. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres de taraflara itidal çağrısında bulunmuş, bölgedeki sivil kayıpların sona erdirilmesi gerektiğini vurgulamıştı.
Avrupa Birliği ve Arap Birliği de ateşkesi olumlu karşıladıklarını açıkladı.
Anlaşmanın başarısı, İsrail-Lübnan sınır hattındaki tansiyonu düşürmesi ve bölgesel güvenlik ortamını iyileştirmesi açısından kritik görülüyor. Tarafların ilerleyen günlerde atacağı adımlar, sadece iki ülkeyi değil, tüm Ortadoğu’daki dengeleri etkileyebilir.




