İsrail’in 2 Mart’tan bu yana Lübnan’da gerçekleştirdiği saldırılarda hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 509’a ulaştı; bölgede sivil kayıplar artıyor, gerilim derinleşiyor. Uluslararası toplum saldırıları kınarken, bölgedeki insani kriz endişe yaratıyor.
İsrail’in Lübnan’a yönelik hava saldırılarının bilançosu giderek ağırlaşıyor. Resmi verilere göre 2 Mart’tan bu yana düzenlenen operasyonlarda hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin 509’a ulaştı, bu durum hem bölgedeki güvenlik riskini hem de insani kriz boyutunu derinleştiriyor.
Saldırılar, Lübnan’ın güneyindeki sınır bölgesini hedef alıyor. Yerel yetkililer, yoğun bombardıman nedeniyle sivil yerleşimlerin büyük zarar gördüğünü, altyapının aksadığını ve binlerce kişinin evlerini terk etmek zorunda kaldığını bildiriyor. Sivil kayıpların artışı, özellikle hastaneler ve okulların yakınında düzenlenen hava operasyonlarının eleştirilmesine yol açtı.
Uluslararası toplumdan gelen tepki de sert oldu. Birleşmiş Milletler ve çeşitli yardım kuruluşları, insani koridorların açılması ve sivillerin korunması çağrısında bulundu. Diplomatik kaynaklar, çatışmanın tarafları üzerinde baskı yapıldığını, ancak bölgede kalıcı bir ateşkesin henüz sağlanamadığını vurguluyor.
Uzmanlar, Lübnan’da tırmanan saldırı dalgasının Ortadoğu’daki genel gerilimi daha da yükselteceği uyarısında bulunuyor. Bölgedeki diğer aktörlerin müdahil olması, geniş çaplı bir güvenlik krizini tetikleyebilecek potansiyel bir risk olarak görülüyor.
Bu son bilançoyla birlikte, taraflar arasında yoğun diplomasi trafiği başladı. Analistler, uzun süreli bir gerilim dönemi yerine sürdürülebilir bir ateşkes zemininin oluşturulmasını kritik adım olarak tanımlıyor.




