Mart 2025’te Netflix’te yayımlanan Trust Me: The False Prophet belgeseli, Sam Bateman adındaki sahte peygamberin kontrolcü tutumunu ve kurduğu yapının çözülüşünü ele alıyordu. Belgeselin yönetmeni son röportajında, 3 yıldır cezaevinde bulunan Bateman’in hâlâ eşlerini telkin ve yaptırım mekanizmalarıyla yönlendirmeyi sürdürdüğünü açıkladı. Yönetmene göre, Bateman özellikle avukat görüşmeleri sırasında verdiği talimatlar, dışarıdan gönderilen dini metinler ve şifreli kodlarla kadınlar üzerinde baskı uyguluyor.
Belgeselde, Bateman’in altı eşinden ikisinin ailesine gönderdiği mektuplarda, kendisini desteklemeye devam etmeleri için telkinlerde bulunduğu görülüyor. Yönetmen, “Cezaevindeki toplam yalıtılmışlığa rağmen hala bir komuta zinciri kurabiliyor” diyerek bu durumun hapishane denetim sistemlerinin yeterliliğine dair soru işaretleri doğurduğunu belirtti. Uzmanlar, Bateman’in bu iletişim yöntemlerinin modern iletişim araçlarının engellenmesine rağmen nasıl mümkün olduğuna dikkat çekiyor.
Sam Bateman, 2020 yılında psikolojik şiddet ve dolandırıcılık suçlamalarıyla ömür boyu hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak belgesel; Bateman’in dışarıdaki bağlılarını manipüle eden ve kendi etrafında yeniden bir topluluk oluşturma gayretini gözler önüne seriyor. Bu yeni iddialar, mahpusların iletişim hakları ile mahremiyet arasındaki dengenin yeniden tartışılmasına yol açtı.
Belgeselin uluslararası platformlarda geniş yankı uyandırması, dinî liderlik iddialarının suistimal edilme riskini ve cezaevi denetim mekanizmalarının geliştirilmesinin gerekliliğini gözler önüne seriyor.




