BBC’ye konuşan aileler, çocuklarının çatışma bölgelerinde yaşanan bombalama seslerinden sonra büyük korku ve panik yaşadığını, gece yarısı kabuslarla uyanıp aydınlığa özlem duyduklarını anlatıyor. Birçok çocuk, gündüz bile patlama seslerinin hayaliyle irkiliyor.
Ailelerden bazıları, çocukların karanlıktan aşırı korktuğunu, sık sık gözyaşı döktüğünü ve okula gitmekte isteksiz davrandığını belirtiyor. Anne babalar, yaşananları unutturmak için çeşitli oyunlar ve hikâyeler anlatarak teselli etmeye çalışıyor.
Yerel STK’lar ve gönüllüler, atölye çalışmalarında oyun terapisi, müzik dinletileri ve resim etkinlikleri düzenleyerek çocukların duygu ve düşüncelerini ifade etmelerine olanak tanıyor. Sosyal hizmet uzmanları, bu çalışmaların travma belirtilerini hafiflettiğini ancak kapsamlı desteğin eksik olduğunu vurguluyor.
Psikologlar, çatışmalar sona erse bile çocukların zihninde oluşan korku, güvensizlik ve çaresizlik duygularının uzun süre silinmeyeceğini belirtiyor. Uzmanlar, mevcut destek programlarının süresinin yetersiz olduğunu, çocukların yeniden güven duygusuna ulaşabilmesi için psikolojik yardımın yıllarca sürdürülmesi gerektiğini ifade ediyor. Uzun vadede eğitim başarısında düşüş, sosyal ilişki kurmada güçlük gibi etkilerin devam edebileceğine dikkat çekiliyor.
Aileler ve çocuk hakları örgütleri, hem hükümete hem de uluslararası topluma kalıcı barışın sağlanması ve geniş kapsamlı psikososyal programların oluşturulması çağrısında bulunuyor. Aileler, çocuklarının gelecek kaygısı içinde büyüdüğünü, oyun ve eğitim fırsatlarından mahrum kaldığını ifade ediyor.




