Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) şubat ayı verileri, eksi 347,6 milyar dolar seviyesinde açıklandı. Bu rakam, ülkenin yurtdışı varlıklarıyla yükümlülükleri arasındaki farkın giderek büyüdüğünü göstererek dış finansman dengesi açısından kritik bir sinyal sunuyor.
UYP, bir ülkenin yurt dışındaki varlıkları ile yabancılara karşı üstlendiği yükümlülükler arasındaki net farkı ölçüyor. Pozisyonun eksi işareti, yükümlülüklerin varlıklardan fazla olduğunu, yani net borç konumunun sürmekte olduğunu ifade ediyor. Şubat ayında gerçekleşen 347,6 milyar dolarlık açık, ocak ayındaki eksi 340 milyar dolar seviyesinin üzerine çıktı.
Geçen yıl Şubat ayında net UYP toplam 330 milyar dolar düzeyindeydi. Bu yıl açığın daha yüksek seviyede gerçekleşmesi, Türkiye’nin dış borç stokundaki artışın bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Merkez Bankası’nın yabancı rezerv politikaları ve likidite önlemleri kısmi rahatlama sağlasa da küresel risk algısındaki yükseliş etkiyi sınırladı.
Artan borçlanma maliyetleri, kısa vadeli portföy hareketleri ve döviz kuru dalgalanmaları, UYP’deki olumsuz seyri besleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor. Uzmanlar, sürdürülebilir dış finansman için cari işlemler açığının finansmanında dengeli politikalar izlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Önümüzdeki dönemde yabancı yatırım akımları, rezerv varlıklarındaki değişim ve politika faiz kararlarına bağlı olarak UYP’de dalgalanmaların sürmesi bekleniyor. Küresel likidite koşullarındaki sıkılaşma, Türkiye’nin dış pozisyonunu daha kritik bir hale getiriyor.




