IRENA Genel Direktörü Francesco La Camera, Hürmüz Boğazı geriliminin fosil yakıta dayalı enerji sistemlerinin güvenlik boşluklarını açığa çıkardığını ve dönüşüm ihtiyacını vurguladı.
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin fosil yakıta dayalı enerji sistemlerinin kırılganlığını açıkça ortaya koyduğunu belirtti. ABD, İsrail ve İran arasında tırmanan gerginliğin, petrol sevkiyatlarında aksamalara ve fiyat dalgalanmalarına neden olarak küresel enerji arz güvenliğini tehdit ettiğini vurguladı. La Camera, fosil yakıta bağımlı geleneksel altyapının jeopolitik riskler karşısında savunmasız kaldığını, bu durumun enerji güvenliğinde kritik boşluklar yarattığını ifade etti.
Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin geçiş noktası olarak stratejik öneme sahip. Bölgede yaşanan her kesinti, uluslararası piyasaları doğrudan etkileyerek ekonomik belirsizliği artırıyor. La Camera, söz konusu gelişmelerin enerji dönüşümün hızlandırılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdiğini söyledi. Yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımların, hem arz güvenliğini güçlendireceğini hem de küresel karbonsuzlaşma hedeflerine katkı sağlayacağını belirtti.
Enerji uzmanları, uzun vadeli stratejilerde çeşitlendirme ve yerel üretim kapasitesinin artırılmasının önemli olduğunu, böylece benzer krizlerin etkilerinin en aza indirilebileceğini kaydediyor. IRENA raporları, yenilenebilir enerji teknolojilerinin maliyetlerinin hızla düştüğünü ve yeni yatırımlar için elverişli bir ortam oluştuğunu gösteriyor. Bu kapsamda ülkelerin enerji politikalarını gözden geçirmeleri, fosil yakıta bağımlılığı azaltarak daha dirençli bir sistem kurmaları bekleniyor.
Analistler, enerji piyasalarındaki dalgalanmaların ekonomik büyüme ve tüketici maliyetleri üzerinde belirgin bir baskı oluşturduğunu, yenilenebilir enerji projelerinin istihdam ve fiyat istikrarını destekleyebileceğini söylüyor.




