Tahran’da ekonomik sıkıntılar derinleşirken, İranlıların hayatında savaş korkusu da giderek belirginleşiyor. Artan enflasyon ve mal kıtlığı, günlük rutinleri zora sokuyor.
BBC muhabiri Lyse Doucet’in gözlemlerine göre, başkentin hareketli caddelerinde yürüyorsanız, vitrinlerde dramatik fiyat artışları ve boş raflarla karşılaşıyorsunuz. ABD’nin yeniden devreye soktuğu yaptırımlar sonrası petrol gelirleri daralan ülke, temel ihtiyaçların temininde zorlanıyor. Rafsız kalan marketlerin önünde uzun kuyruklar oluşurken, halk daha önceki dönemdeki görece daha ucuz fiyatları özlüyor.
Son dönemlerde İran-Irak sınırındaki askeri tatbikatlar ve bölgedeki İsrail-İran gerilimi, bazı analistlerin İran’ın yeniden savaş pozisyonuna kayabileceği değerlendirmelerine yol açıyor. Halk, televizyonlarda sık sık yayınlanan askeri hazırlık görüntülerinin ardından kendini güvensiz hissediyor.
Son birkaç ayda döviz kurları keskin bir yükseliş yaşadı, halk temel gıda maddeleri, ilaç ve yakıt için her gün daha fazla harcama yapmak zorunda kalıyor. Banka kuyrukları ve uzun bekleyişler, İranlıların ekonomik tıkanıklığı hissetmesinin en görünür işaretleri.
Bu ekonomik baskıların yanı sıra, bölgedeki jeopolitik gerilimler ve komşu ülkelerdeki askeri hareketlilik, İran kamuoyunda savaş senaryolarına dair kaygıları körüklüyor. Resmi yetkililer, güvenlik güçlerinin teyakkuzda olduğunu vurgularken, vatandaşlar belirsizliğin günlük hayatı baskıladığını söylüyor.
Uzmanlar, ekonomik reform adımları atılmadığı ve uluslararası ilişkilerde iyileşme sağlanmadığı sürece, kriz ve savaş korkusunun uzun vadede sosyal huzursuzluğu tetikleyebileceği uyarısında bulunuyor. İranlı aileler, belirsiz bir geleceğe hazırlanıyor. Durum kritik.




